Faydalı Bilgiler Teknoloji BiliÅŸim Haberler » Blog Archive » Anafartalar ve Atatürk
19
Eki

Anafartalar ve Atatürk

   Yazan: admin   Kategori Atatürk, Tarih

ANAFARTALAR MUHABERELERİ

25 Ağustos 1915’ten Ağustos sonuna kadar, Müttefikler hem Seddülbahir hemde Arıburnu’nda başarılı olamayınca, Çanakkale Boğazı’nı, geriden sarkarak ele geçirmek amacıyla harekete geçerler.
Atatürk, Anafartalar’da (1915)

Bu arada General Hamilton, Türk Ordusu’nun gerilerine sarkmak ve çember içine alıp yok etmek için, Büyük ve Küçük Kemikli Burunları arasında yer alan Suvla sahillerine çıkıp, Anafartalar’da üçüncü bir cephe açmaya karar verir. Hedef, Conkbayırı ve Koçaçimentepe blokunu ele geçirerek buradan ilerleyip, Çanakkale BoÄŸazı’na inerek hakim olmaktır. Bu amaçla da, 9. İngiliz Kolordusu’nu, 6-7 AÄŸustos gecesi karanlıktan yararlanarak bölgeye çıkartır. Amaç, sabah gün aÄŸarmadan Von Sanders, Saros Grup Komutanına 7. ve 12. Tümenlerle süratle Anafartalar kesimine gitmesini ve karaya çıkan İngiliz birliklerine 8 AÄŸustos sabahı erkenden taarruz edilmesi emrini verir. Anafartalar Müfrezesi komutanı Yarbay Vilmer’e de, Saros’dan iki tümenin geliÅŸine kadar, İngilizlerin ilerleyiÅŸine engel olunmasını emreder.

Liman Von Sanders ve Mustafa Kemal ATATÜRK

Liman Von Sanders, bundan sonra, Kurmay Albay Mustafa Kemal’i, 8 Ağustos 1915 günü saat 21.45’de, Anafartalar Grup Komutanlığına atar. Anafartalar Grup Komutanı Kurmay Albay Mustafa Kemal, 9 Ağustos sabahı, 12. Tümenle 9. İngiliz Kolordusuna. 7. Tümenle de Anzak Kolordusu ile işbirliği yapmasına engel olmak amacıyla, damakçılık Bayırı yönünde saldırıya geçer. Her iki tümenin saldırıları da başarılı olur. İngiliz Birlikleri, beklemedikleri bu karşı Türk taarruzu ile şaşkına dönmüş, ağır kayıplar verirler.

Birinci Anafartalar Muharebeleri olarak adlandırılan bu harekat sonunda, durum değerlendirmesi yapan Mustafa Kemal şöyle demiştir:

…Gerçekte, düşmanın bir kolordusunu zayıf bir tümenimle Kireç Tepe – Anzak arasında yenmiÅŸ, Tuzla Gölüne kadar takip ederek orada tesbit etmiÅŸtim

Diğer taraftan yeni çıkan birliklerle güçlendirilen 9. İngiliz Kolordusu, Anafartalar yönünde iki kanat harekatı daha denediyse de başarılı olamamıştır. Ancak, Türkler açısından bu bölgede durum, savunulması güç bir konum olduğu için tehlikeli sayılırdı. Tehlikeli durumu düzeltmek için Liman Von Sanders, Kuzey Grubundaki 8 Tümeni iki alayla takviye ederek , Anafartalar grup Komutanı Mustafa Kemal’in emrine verir. Tümen karargahına 9-10 Ağustos gecesi gelen Grup Komutanı Mustafa Kemal, takviyeli 8. Tümeni 10 Ağustos sabahı karanlıkta, sadece süngü kullanarak hücuma geçirir. İngilizlere çok ağır kayıplar verdirilerek harekat başarılı olur. Daha sonra, savunma yapılabilecek ek arazinin ele geçirilmesi üzerine, ulaşılan bu ileri çizgide de destek ve güçlendirmeler yapılarak savunmaya geçilir. Böylece, diğer bölgelerde olduğu gibi Anafartalar Bölgesinde de savaş, boşaltmaya kadar, siper ve mevzi savaşına dönüşmüş olur. Diğer bir deyişle, General Hamilton’un İkinci Planı da başarısız olmuş, hedefine ulaşamamıştır.

Çanakkale Savaşları kara harekatıyla ilgili olarak belirtilmesi gereken önemli bir diğer nokta da şudur : tüm bu çarpışmalar ve karşılıklı saldırılar sırasında, Türkler mertçe, dürüstçe ve kahramanca çarpışmış, insancıl meziyetlerini ve güçlü kişiliklerini sergilemişlerdir. İster Seddülbahir’de, ister Suvla’da ya da, Anafartalar’da olsun durum aynıdır. Örneğin Kızılhaç çadırları ve hastane gemileri, yaralı taşıyan botlar, ya da sedyeleri hedef alan atışlar yapılmamıştır.

Tepeler Türklerin elinde olmasına ve olumlu doğa koşullarına karşın, düşmanın sürekli olarak çekindiği zehirli gaz kullanılmamış, su kaynakları zehirlenmemiş, bu yöntemler hiçbir zaman mert ve dürüstçe bir tutum sayılmamıştır.

MUSTAFA KEMAL Anlatıyor :

” 10 AÄŸustos 1915. Conkbayırı’nı almak ve bütün boÄŸaza hakim olmak için İngilizler 20.000 kiÅŸilik bir kuvvetle günlerce kazdıkları siperlere yerleÅŸmiÅŸler, hücum anını bekliyorlardı. Gecenin karanlığı tamamen kalkmış, tan aÄŸarmak üzere idi. 8. Tümen komutanı ve diÄŸer subaylarını çağırdım. Mutlaka düşmanı maÄŸlup edeceÄŸinize inanıyorum. Ancak siz acele etmeyin evvela ben ileri gideyim. Size ben kırbacımla iÅŸaret verdiÄŸim zaman hep birlikte atılırsınız dedim. Bu durumdan askerlerini de haberdar etmelerini istedim. Hücum baskın tarzında olacaktı. Sakin adımlarla ve süzülerek düşmana 20-30 metre yaklaÅŸtım. Binlerce askerin bulunduÄŸu Conkbayırı’nda çıt çıkmıyordu. Dudaklar sessizce bu sıcak gecede dua ediyordu. Kontrol ettim. Kırbacımı başımın üstünde kaldırıp çevirdim ve birden aÅŸağı indirdim. Saat 04.30′da kıyametler kopmuÅŸtu İngilizler neye uÄŸradıklarını ÅŸaşırmıştı. Allah Allah sesleri bütün cephelerde, karanlıkta gökleri yırtıyordu. Her taraf duman içinde ve heyecan her yere hakim olmuÅŸtu. Düşmanın topçu ateÅŸi gülleleri büyük çukurlar açıyor her tarafa ÅŸarapnel ve kurÅŸun yağıyordu. Büyük bir ÅŸarapnel parçası tam kalbimin üzerine çarptı, sarsıldım elimi göğsüme götürdüm kan akmıyordu. Olayı Yarbay Servet Bey’den baÅŸka kimse görmemiÅŸti. Ona parmağımla susmasını emrettim. Çünkü vurulduÄŸumun duyulması cephelerde panik yaratabilirdi. Kalbimin üzerinde cebimde bulunan saat paramparça olmuÅŸtu. O gün akÅŸama kadar birliklerin başında daha hırslı olarak çarpıştım. Yalnız bu ÅŸarapnel, kalbimin üzerinde aylarca gitmeyen derin bir kan lekesi bırakmıştı. Aynı gün gece yani 10 AÄŸustos günü beni mutlak ölümden kurtaran ve parçalanan saatimi Ordu Komutanı Liman Von Sanders PaÅŸa’ya hatıra olarak verdim. Çok ÅŸaşırmış ve heyecanlanmıştı. Kendileri de altın cep saatini bana hediye ettiler. Bu hücumlarda İngilizler binlerce ölü bırakarak tamamen geri çekildi ve Çanakkale’nin geçilmeyeceÄŸini iyice anlamış oldular. ”

19 Ekim 2008, 17:34 tarihinde Atatürk, Tarih kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.


Yorum Yapın

İsim (*Gerekli)
E-Posta (*Gerekli)
Site
Yorumunuz
*