Vatandaşlarım!
Sekiz sene evvel, mustarip, aÄŸlayan İstanbul’dan kalbim sızlayarak çıktım. TeÅŸyi edenim (uÄŸurlayanım) yoktu. Sekiz sene sonra, kalbim müsterih olarak, gülen ve güzellemen İstanbul’a geldim, iki büyük cihanın birleÅŸtiÄŸi noktada, Türk vatanının ziyneti, Türk tarihinin serveti, Türk milletinin gözbebeÄŸi İstanbul, bütün vatandaÅŸların kalbinde yeri olan bir ÅŸehirdir. Sekiz sene önce buradan ayrılırken, kalbi yaralı olanlardan biri de bendim. Sekiz sene, heyet-i içtimaiyemizin (toplumumuzun) yeni girdiÄŸi devrin tarihi, içine aldığı ihtilâllerin, inkılâpların neticeleriyle doludur.
![]()
Aziz İstanbul halkına, sekiz sene evvelki kadar, içinde yedi evliya kuvvetinde bir heyula (hayalet) tasavvur ettirilmek istenen bu sarayın içinde konuÅŸuyorum.Yalnız artık bu saray, zıllulahların (Allahın gölgelerinin) deÄŸil, zil olmayan (gölge olmayan) milletin sarayıdır ve ben burada, milletin bir ferdi, bir misafiri bulunmakla bahtiyarım…”
19 Ekim 2008, 17:50 tarihinde
Atatürk, Ders Konuları kategorisi altında yayınlandı.
Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.
Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
Yorum Yapın