Faydalı Bilgiler Teknoloji BiliÅŸim Haberler » Blog Archive » Karahanlılar
24
Eki

Karahanlılar

   Yazan: admin   Kategori Ders Konuları

Karahanlılar Devleti

840-1212 tarihleri arasında, Türkistan ve Maveraünnehir’de hâkimiyet kuran ilk Müslüman Türk devleti. Karluk, ÇiÄŸil, YaÄŸma ve diÄŸer Türk boylarından meydana gelen Karahanlılar Devleti, devrin İslâm kaynaklarında El-Hâkaniye, El-Hâniye, Âl-i Afrasiyab; baÅŸka eserlerde de, Alp-ilig Hanlar, Arslan-BuÄŸra Hanlar unvanlarıyla anılır. Karahanlılar tabiri, batılı ÅŸarkiyatlar tarafından, bu sülâlenin “kara” unvanını çok kullanmaları sebebiyle verilmiÅŸtir. “Kara”, Türkçe’de, kuzey yönünü iÅŸaret etmesinin yanında, büyüklük ve yükseklik de ifade eder.

Karahanlılar Devleti, 840 senesinde Uygur Devleti’nin, Kırgızlar tarafından yıkılmasıyla, Orta Asya bozkırlarında, Bilge Kül Kadır Han tarafından kuruldu. Kadır Han, Mâveraünnehir’i almak isteyen Sâmânîler Devleti ile mücadele etti. Karahanlılar’ın baÅŸlangıç dönemi, ilmî yönden pek açık deÄŸildir. Kadır Han’dan sonra, iki oÄŸlundan Bazır Arslan Han, Balasagun’da Büyük KaÄŸan olarak, kardeÅŸi OÄŸulçak Kadır Han ise, Ortak KaÄŸan olarak Taraz’da devleti idare ettiler. OÄŸulçak Kadır Han, Sâmânî hükümdarı İsmail bin Ahmed ile devamlı mücadele etti. Sâmânîler, 883 yılında Taraz’da devleti ele geçirince, OÄŸulçak, KaÅŸgar’ı merkez yapıp, Sâmânî hakimiyetindeki bölgelere akınlara baÅŸladı. Bu akınlar sırasında OÄŸulçak Kadır Han’ın yeÄŸeni Satuk, Karahanlılar’a sığınan, Ebu Nâsır adlı Sâmânî ÅŸehzadesi ve Müslüman din adamları ile tanışarak İslâm dînini kabul etti.

Nuh peygamberin oÄŸlu Yâfes’in torunları olan Türkler, hükümdarlarının Müslüman olmasından sonra, yaradılışlarındaki temizlik ile seve seve ve büyük topluluklar halinde, en son ve en mütekâmil din olan İslâmiyet’i topluca kabul ettiler. Sekizinci asırda Müslümanlarla tanışıp, içlerinden kısmen bu dini kabul edenlerin bulunduÄŸu Türklerin 10. asırda topluca İslâmiyet’i kabulü, netice itibariyle tarihteki birçok hâdiseye yön vermesi bakımından pek önemlidir.

Müslüman olunca Abdülkerim adını alan Satuk BuÄŸra Han, doÄŸudaki amcasına karşı mücadelesinde, Müslüman gönüllülerden de faydalandı. Abdülkerim Satuk BuÄŸra Han, 995 senesinde vefat edince Artuç’a defnedildi. Yerine oÄŸlu Musa hükümdar oldu. Onun çok kısa sürdüğü anlaşılan saltanatından sonra hükümdar olan kardeÅŸi BaytaÅŸ Arslan Han, doÄŸu kaÄŸanı Arslan Han’ı maÄŸlup ederek, sülalenin bu kolunu ortadan kaldırdı ve bütün Karahanlıları birleÅŸtirdi. BaytaÅŸ Arslan Han, Karahanlı ülkesinde İslâmiyet’in yayılması faaliyetlerini tamamlayınca, komÅŸu Türk boylarını İslâm’a daveti, kendisine gaye edindi.

BaytaÅŸ’tan sonra, oÄŸlu ebü’l-Hasan Ali hükümdar oldu. Bu dönemde devletin batı kısmını kardeÅŸi BuÄŸra Han Harun idare ediyordu. BuÄŸra Han, 990 yılında İsbicâb’ı zaptedip, 992 senesinde Sâmânîlerin merkezi Buhara’ya girdi. Böylece Horasan ve Mâverâünnehir, Karahanlıların eline geçti. Åžihâbüddevle ve Zâhirüdda’vâ gibi İslâmî unvanlar kullanan BuÄŸra Han, KaÅŸgar’a dönerken 996 yılında vefat etti. Yerine Ahmed bin Ali geçti. Halife tarafından tanınan ilk Karahanlı hükümdarı Ahmed Han’dır.

Ahmed Han zamanında, Sâmânîler ve onlara baÄŸlı devletçiklerle Karahanlı münasebetini, devletin batı kısmını idare eden İlig Han unvanlı Nâsır bin Ali saÄŸlıyordu. Özkent’te oturan Nâsır, 996 senesinde Sâmânî kumandanlarından Fâik’in teÅŸvikiyle bu ülke topraklarına sefer düzenledi. Fakat Gazne hâkimi Sebüktekin’in aracılığı ile bu iki devlet, antlaÅŸma yaptı. Bu antlaÅŸmaya göre Sâmânîler, Seyhun sahasını Katvan çölüne kadar Karahanlılara bırakıyor, Fâik de Semerkant valisi oluyordu. Nâsır, 999 senesinde Buhara’yı zaptederek, Sâmânî hanedanı mensuplarını Özkent’e götürdü. Nâsır Han, Gazneli Mahmud ile anlaşınca, Ceyhun nehri iki devlet arasında sınır kesildi. Ayrıca Mahmud Han, aralarındaki dostluÄŸu güçlendirmek için Nâsır’ın kızı ile evlendi. Nâsır, Sâmânîlerin bütün mirasına konmak ve Horasan’ı ele geçirmek istiyordu. Bu yüzden Gazneli Mahmud’un Hindistan seferinden faydalanarak iki koldan Horasan’a girdi ise de yenildi. Hânedan mensubu Hotan Hâkimi Yusuf Kadır Han’dan yardımcı kuvvet alıp, Gazneliler’e karşı yeniden askerî harekâta geçti. 1006 senesi Ocak ayının beÅŸinde, Sultan Mahmud’a maÄŸlup oldu. Bu baÅŸarısızlık, Karahanlılar arasında aile kavgalarına yol açtı. Nâsır, bağımsızlığını ilan etmek istedi. Nâsır’a karşı, Büyük KaÄŸan Ahmed Han, Gazneli Mahmud’a baÅŸvurduysa da, Nâsır bin Ali, 1013 yılında vefat etti. Yerine, Arslan İlig unvanıyla, kardeÅŸi Mensur bin Ali geçti. Büyük KaÄŸan Ahmed Arslan Han’ın hastalığında, kendisini büyük kaÄŸan ilan eden Mensur Han, kardeÅŸi Muhammed’e de Arslan İlig unvanını verdi.

Ahmed Arslan Han, Ortak KaÄŸan Yusuf Kadır Han ve Ali Tigin ile birlik olup, hânedanlık kavgasına son vermek için harekete geçti. Ali Tigin, Mensur’a esir düştü. Yedisu bölgesine yapılan seferde düşmana karşı, hasta yatağında mücadele eden Arslan Han, Balasagun’a sekiz günlük mesafede, yüz bin çadırdan fazla gayrimüslim göçebeyi maÄŸlup etti. Turfan’a kadar takip ederek ülkesini korudu. Ahmed Han, bu seferden dönüşünde 1017′de vefat etti.

Ahmed Han’dan sonra büyük kaÄŸan olan Mensur Arslan Han ise, 1024 senesinde kendi isteÄŸi ile saltanatı Yusuf Kadır Han’a bıraktı. Bu sırada Selçuklular’dan yardım alan Ali Tigin, Buhara’yı zaptetti. Yusuf Kadır Han’a karşı, kardeÅŸleri Ahmed ve Ali birleÅŸtiler. II. Ahmed, kendisini 1014′te Muizüddevle lâkabıyla büyük kaÄŸan ilan etti. KardeÅŸi Ali ise, Arslan İlig oldu. II. Ahmed Arslan Han; Balasagun, Hocend, Ahsikas, Fergana ve Özkent’e hakim oldu. Yusuf Kadır Han, Gazneli Mahmud ile görüştü. İki Müslüman Türk devleti arasında dostluk baÄŸları, evlenme yoluyla da kuvvetlendirildi. Bu görüşmede, Karahanlıları ilgilendiren meselelerin yanısıra, Arslan bin Selçuk ve emrindeki OÄŸuzların da Horasan’a nakledilmesi hususunda karara vardılar. Sultan Mahmud, bir fırsatını bulup, Arslan bin Selçuk’u yakalattı ve Hindistan’da Kalincâr kalesine hapsettirdi. Bu sırada Ali Tigin, bozkırlara kaçtı ve Mahmud’un ülkesine dönmesi üzerine tekrar Buhara ve Semerkand’a hakim oldu. Yusuf Kadır Han’ın 1032 yılında vefatıyla, oÄŸulları Süleyman, Arslan Han; Muhammed de BuÄŸra Han unvanlarıyla, devletin idaresini ele aldılar. Bu sırada Ali Tigin de Mâverâünnehir’de kendisini Tavgaç Kara BuÄŸra Hakan ilan etti.

Karahanlı hânedanı arasında kıyasıya devam eden mücadele sonucunda, 1042 yılında ülke kesin olarak ikiye ayrıldı. Nâsır bin Ali’nin oÄŸullarından Muhammed Arslan, Kara Hakanlık mevkiinde Büyük KaÄŸan; İbrahim de Tavgaç BuÄŸra Kara Hakan unvanını alarak, Batı Karahanlılar devletini meydana getirdiler. Yusuf Kadır Han’ın oÄŸulları da, DoÄŸu Karahanlı Devletini idare ettiler.

24 Ekim 2008, 00:04 tarihinde Ders Konuları kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.


Yorum Yapın

İsim (*Gerekli)
E-Posta (*Gerekli)
Site
Yorumunuz
*