Mehmet Kemal Kocamaz, Pentagon'un insansız araç yarışmasında birinci oldu.

Mehmet Kemal Kocamaz, Pentagon’un insansız araç yarışmasında birinci oldu.

ABD’de, “yapay zeka” üzerine çalışan doktora öğrencisi Mehmet Kemal Kocamaz, ekibiyle, ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon) insansız yer taşıtları yarışmasında birinci olarak, bu alanda geleceğin bilim adamlarından biri olacağını şimdiden kanıtladı.

Kocamaz’a göre, bu alana yeterli fon sağlanmaya devam edilmesi halinde, gelecek 10-15 yıl içinde “robot askerler” ve “insansız gidebilen yer taşıtları” görmek mümkün olabilecek. “Terminatör” gibi filmlerde görülen insan gibi robotlar, aslında çok da uzaklarda değil. Dünyaya internet ve GSP gibi kavramları kazandıran Pentagon’un uzun yıllardır en öncelikli hedeflerinden biri de bu. Ancak robotları insan kadar kompleks olmasa da düşünür, hareket planları yapar hala getirecek “beyni” yapma konusunda bilimde sıkıntılar var. Yine de alana yapılan maddi yardımlar ve genç beyinler ümit veriyor.

Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla ABD’ye geldikten sonra kendini yapay zeka oluşturmaya adayan Kocamaz’ın yıldızı, bu alanda önemli ölçüde parlıyor. Doktora eğitimini yaptığı Delaware Üniversitesinin 4 kişilik insansız robot projesinde, robotun yapay zekası üzerine çalışan Kocamaz, ekibiyle birlikte, yolda çizgilerin dışına çıkmadan, tümsek, viraj ve engelleri tanıyarak gidebilen ve hızlı manevra yapan robot geliştirdi. Kocamaz ve arkadaşlarının bu robotu, Pentagon tarafından 19 yıldır düzenlenen, dünyanın tek insansız yer taşıtları yarışmasında da birincilik ödülü alarak, geleceğin insansı robotu alanında adından söz ettireceğini gösterdi. Kocamaz, Pentagon’un Tank Araştırma Geliştirme Merkezi (TARDEC), ABD Ulusal Savunma Endüstrisi Kurumu (NDIA) ve Lockheed Martin gibi alanında büyük firmaların sponsor olduğu yarışmaya, üniversitesi adına “Warthog” adlı robotla katıldıklarını söyledi.

PENTAGON “ÇOK İHTİŞAMLI” BULDU

Kocamaz, kendisinin, robotun “en önemli ve çözülmesi en zor kısmı” olan yapay zekasıyla ilgilendiğini ifade ederek, yarışmada robotlardan belirlenen çizgilerin dışına çıkmadan ilerlemesi, önüne çıkan kavisleri, engebeleri, engelleri tanıyıp en hızlı şekilde ve en iyi manevrayla hareket etmesinin beklendiğini ve bu süre içinde robota hiçbir insan müdahalesinin bulunmadığını anlattı. Kocamaz, yarışma sırasında Pentagon yetkililerinin robotlarını “çok ihtişamlı” bulduklarını belirttiklerini bildirdi. Yarışma sonrasında da Cumhurbaşkanlığından telefon geldiğini belirten Kocamaz, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün başarısını duyduğunun ve kutladığının kendisine iletildiğini ifade etti.

ROBOTLARIN YAPAY ZEKASI ONDAN SORULACAK

Yarışmadaki robotun normal arabadan küçük olduğunu, ama sistemin normal bir arabada da aynı şekilde işleyeceğini belirten Kocamaz, robotun işleyişini şöyle anlattı: “Siz tuşa bastığınızda, o kendi kendine kamerasından, GPS’den ve içindeki lazer ve sensörlerden beyni olan bilgisayara veri aktarıyor. Algoritma işliyor. Hiçbir insan faktörü olmadan, kendi hareket planını çiziyor ve gün geçtikçe bu hareket planını daha da genişletiyor. Yani gelecekte siz ‘Beni şuraya götür’ dediğinizde, o kendisi yolu hesaplayıp, sürüp götürecek.”

2000 yılında ÖSS’de sayısal alanda Türkiye 18. olduktan sonra, Milli Eğitim Bakanlığının bursuyla Bilgisayar Mühendisliği dalında lisans öğrenimi görmek üzere 2001 yılında ABD’nin Güney California Üniversitesine gelen Kocamaz, master öğrenimimi Rensselaer Polytechnic enstitüsünde tamamladıktan sonra, Delaware Üniversitesinde başladığı doktorasına devam ediyor.Habertürk

Eski Sağlık Bakanı MHP’li Osman Durmuş ‘domuz gribi’ aşılarının sağlık açısından zararlarını raporlarla ortaya koydu

Eski Sağlık Bakanı MHP’li Osman Durmuş ‘domuz gribi’ aşılarına ilişkin iddiasında ısrarlı. Durmuş, 3 firmadan ithal edilen aşılardan bir bölümünün güvenli olmadığını söyledi, özellikle bir firmaya ait aşıların yan etkisi olduğunu savundu.

MHP’li vekil, 2009′da Hıfzıssıhha tarafından Etlik Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü’ne gönderilen, aşı enjekte edilen hayvanlarda oluşan hasarla ilgili raporu da gösterdi.

AŞILARLA İLGİLİ RAPORU GÖSTERDİ

Durmuş, ’6 milyon doz aşının yaklaşık 2,5 milyonu bu grupta. Firmanın aşıları Hıfzıssıhha’da fareler üzerinde denendi. Karın bölgelerinde tüy dökülmesi, kızarıklık tespit edildi. Enstitü incelemesinde aşının karaciğer, akciğer, kalp kaslarında su toplaması ve büyümeye neden olduğu belirlendi. Hıfzıssıhha’ya gönderilen Enstitü raporunda, ‘ürün güvenli değildir ve kullanılamaz’ uyarısına yer verildi’ dedi. Durmuş, soğuk ortamda taşınması gereken aşıların üstü açık kamyonlarda taşındığını ifade etti, Cumhurbaşkanı Gül’ü DDK’yı görevlendirmeye çağırdı.

BAKANLIK TEPKİ GÖSTERDİ

Sağlık Bakanlığı, MHP Kırıkkale Milletvekili ve eski Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un ”Domuz gribi aşılarına 500 trilyon harcandığı ve Hıfzıssıhha tarafından bozuk raporu verilen Domuz Gribi aşılarının insanlara yapıldığı” açıklamalarını ”mesnetsiz, sosyal ve bilimsel sorumluluktan uzak maksatlı iddialar” olarak niteledi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, son günlerde bazı medya organlarında Durmuş’un sözlerine yer verildiği anımsatılarak ‘‘Bu konu toplum ve insan sağlığını ilgilendiren önemli bir konudur. Bilimsel kimliği de olan eski bir Bakanın böylesine hayati bir konuda siyasi spekülasyon yapmasını doğru bulmuyoruz” denildi.

'Gözlük Tv' bu yılın bahar aylarında piyasa sürülmek üzere hazırda bekliyor

‘Gözlük Tv’ bu yılın bahar aylarında piyasa sürülmek üzere hazırda bekliyor

Tüm dünyada milyonlarca kullanıcı sayısına ulaşan Walkman’ler, Watchman haline getirildi.

Novero firması tarafından geliştirilen ‘Gözlük TV’ ile yolculuk sırasında ya da herhangi bir yerde beklerken video izlemek mümkün.

Mikro ekranlı gözlük, gerçek hayatta 2 metre mesafeden 30 inclik bir ekranı izlemeye eş değer görüntü imkanı sunuyor. Otobüste, trende, uçakta ya da bir yerde beklerken kullanıbilen gözlük, Kodak tarafından geliştirilen OLED (Organic Light Emitting Diode) ekrana sahip.

Dahili oynatıcı, PC ya da MAC uyumu, PAL/NTSC desteği, göze uyarlanabilen lens teknolojisi ve ekranda görüntülebilen menüleri ile dikkat çekiyor. Gözlük, n.vision yazılımı ile görüntülüri PC ya da MAC işletim sistemine otomatik olarak çeviriyor.

Yaklaşık 70 gram ağırlığında ve 3,5 mm standart kulaklık ile gelen üründe aynı zamanda 32 GB’a kadar desteklenen 2 GB hafıza ye alıyor. MP4, FVL, WMV, H.264, MPEG-4 formatlarını destekleyen gözlük ile 8 saat kesintisiz video izlemek mümkün.

Cihazın, bu yılın bahar aylarında 249 euro tavsiye edilen fiyatla piyasaya çıkması bekleniyor.

Yeni Türk Ticaret Kanunu'na göre internet sitesi olmayan şirket yöneticilerine hapis cezası geliyor

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre internet sitesi olmayan şirket yöneticilerine hapis cezası geliyor

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre internet sitesi olmayan şirket yöneticilerine hapis cezası geliyor. Kanunun 1524. maddesinde öngörülen internet sitesini kanunun yürürlüğü için verilen süre va ayrıntılar şöyle:

Marka ve Patent Uzmanı Avukat Murat Altındere, yeni Türk Ticaret Kanunu’nda sermaye şirketleri için elektronik işlemlere yönelik önemli ve yaptırım getiren düzenlemelere yer verildiğini ifade ederek, internet sitesini kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içinde oluşturmayan anonim şirket yönetim kurulu üyeleri, limited şirket müdürleri ve yöneticilerinin 6 aya kadar hapis ve 100 günden 300 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacağını belirtti.

Marka ve Patent Uzmanı Avukat Murat Altındere, Türk Ticaret Kanununun “internet sitesi” kenar başlıklı 1524. maddenin ilk fıkrasında, “her sermaye şirketinin, bir internet sitesi açmaya mecbur olduğu”nun belirtildiğini söyleyerek, “Buna göre, anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin bir internet sitesi açmaları gerekmektedir.

Kanunun bu zorunluluğu getiren 1524. maddesi, Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren 1 yıl sonra yürürlüğe girecektir” dedi.

YÖNETİCİLERİN 3 AY’I VAR

Kanunun 1524. maddesinde öngörülen internet sitesini kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içinde oluşturmayan veya internet sitesi mevcut ise aynı süre içinde internet sitesinin bir bölümünü bilgi toplumu hizmetlerine özgülemeyen anonim şirket yönetim kurulu üyeleri, limited şirket müdürleri ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkette yönetici olan komandite ortakların 6 aya kadar hapis ve 100 günden 300 güne kadar adli para cezasıyla ve aynı madde uyarınca internet sitesine konulması gereken içeriği usulüne uygun bir şekilde koymayan bu bentte sayılan faillerin 3 aya kadar hapis ve 100 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacaklarını belirten Altındere, “Yasaya göre sadece web sitesi kurmak yetmiyor ayrıca içeriği yasanın aradığı şartlara uygun hale getirmek de gerekiyor” diye konuştu.

Türkiye’de alan adı verme konusunda yetkili ODTÜ bünyesindeki Nic.tr verilerine göre, Ocak 2011 sonu itibariyle toplam 164 bin 238 “com.tr’ uzantılı alan ve bin 74 “net.tr’ uzantılı alan adı bulunduğunu sözlerine ekleyen Altındere, “Marka ve patent tescili konusunda ülkemizde tek yetkili kuruluş olan Türk Patent Enstitüsü verilerine göre, 2010 yılı itibariyle ortalama 250 bin şirketin marka tescili ve başvurusu söz konusu” dedi.

1 MİLYON ŞİRKETİN WEB SİTESİ BULUNMUYOR

TOBB verilerine göre Türkiye’de oda ve borsalara, çeşitli büyüklüklerde ve bütün sektörlerden 1 milyon 250 binin üzerinde firmanın kayıtlı olduğunu söyleyen Altındere, hali hazırda ise sadece 250 bin şirketin web sitesi ve buna bağlı marka tescilinin söz konusu olduğunu belirtti.

Buna göre 1 milyon şirketin web sitesinin ve marka tescilinin bulunmadığını ve bu kadar sayıda şirketin yeni yasaya göre web sitesi kurması ve bunun için de markasını Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescil ettirmesi gerektiğini ifade eden Altındere, “Marka tescili zorunluluğu da, web sitesi kuruluşunda şirketlerden istenen ilk belgelerin başında marka tescil evrakı olmasından kaynaklanıyor.

Şirket yöneticileri açısından hapis cezası yaptırımı dahi getiren bu yeni düzenlemeler konusunda işin uzmanları ile kapsamlı bir inceleme ve uyarlama sürecine girmek kaçınılmaz olmuştur” dedi.

Eutelsat firması, internet yayıncılığı için özel tasarladığı KA-SAT uydusu sayesinde internet rekabetine giriyor.

Eutelsat firması, internet yayıncılığı için özel tasarladığı KA-SAT uydusu sayesinde internet rekabetine giriyor.

Merkezi Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan Eutelsat firması, bugüne kadar televizyon yayınları için tasarladığı uyduların dışında ilk kez internet yayıncılığı için özel tasarladığı KA-SAT uydusu sayesinde internet rekabetine giriyor.

Firma televizyon yayıncılığı için tasarladığı uydulardan maksimum 3.6 Mbs indirme ve 384 kbs  gönderme hızlarında verdiği uydudan internet hizmetlerini oldukça pahalıya verdiği için bu hizmetlerden yalnızca profesyoneller yararlanabiliyordu.

Şirket, KA-SAT uydusuyla Avrupa, Akdeniz havzası, doğuda Azerbaycan’a kadar 2,5 milyon kişiye ADSL hızında ve fiyatlarında abonelikler vermeye hazırlanıyor.

Eutelsat yetkilileri, 31 Aralık 2010′da yörüngeye fırlattıkları KA-SAT uydusunun testlerini sürdürüyor. Mayıs ayında bu uydudan verilecek internet aboneliği ile ADSL ağının ulaşamadığı en ücra köy ve dağlara 68 cm’lik bir çanak anten ve router ile 10 Mbs indirme ve 1 Mbs gönderme hızlarında kesintisiz internet sunulacak.

Şirketin Türkiye Sorumlusu Ali Korur, Eutelsat’in KA-SAT uydusuyla bir ilki gerçekleştireceğini belirtti. 4 GB’lik en küçük paketin Türkiye’deki tüketiciye ayda 60 lira civarında bir rakama mal olacağını vurgulayan Korur, şunları söyledi:

”2,5 milyon bağlantı kapasitesine sahip KA-SAT için Türkiye’ye 200 bin abonelik planlıyoruz. Eğer talep artarsa bunu 250 bine kadar arttırabileceğiz. 68 cm’lik Tooway anteni, router ve kurulumun Türkiye’deki fiyatının 900 TL civarında olmasını hedefliyoruz. Daha sonra aboneler sadece seçecekleri paket ücretiyle Türkiye’nin her noktasından ADSL hızı rahatlığı ile internete bağlanabilecekler. Bu anten sayesinde Hotbird uydusu üzerinde bulunan Avrupa televizyonlarını da seyredebilecekler.”

Profesyoneller ve kurumlar için internet bağlantı hızlarının 40 Mbs indirme 4 Mbs göndermenin mümkün olacağını söyleyen Korur, ”bu hızlarda lokal tv yayıncılığı yapmanın maliyetlerinin oldukça düşeceğini” belirtti.

Sabıkalı hırsızlar Marmara Denizi'ne veri iletişimi için döşenen kabloları birçok kez dalış yaparak çaldı.

Yüzlerce kilo kabloyu satan soyguncular polise “Biz balıkçıyız. Ağlarımıza takıldıkları için kestik, çalmadık” diyerek ifade verdi

Özel bir şirket tarafından Marmara’nın dibinden Adalar’a kadar döşenen ancak henüz faaliyete geçmeyen fiber optik kabloların yerini tespit eden sabıkalı hırsızlar, tekne sahibi bir balıkçı ile anlaşarak yüzlerce kilo kablo çaldı.

5 YIL HAPİS İSTEMİ

Sık sık denize dalarak kablo kesen hırsızlar ihbar üzerine yakalanınca, “Takılan balık ağımızı kurtarmak için kestik” dediler. İki şüpheli hakkında 5′er yıl hapis istemiyle dava açıldı. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nca hazırlanan iddianameye göre, 7 Eylül 2010 akşamı saat 22.00′de Kumkapı Polis Merkezi’ni arayan ve adının “Serkan” olduğunu söyleyen bir kişi, Ulaş S.’nın denize dalarak Adalar’a giden fiber internet kablolarını kesip su yüzüne çıkardığını anlattı. İhbarda bu kişinin her dalışında çıkardığı kabloları 20-30 bin liraya sattığı, Selçuk K. isimli diğer şüphelinin de kendisine yardımcı olduğu belirtildi. İhbar üzerine Kumkapı Balık Hali içindeki mendireğin bulunduğu yere gelen polisler kalın kabloları kayalıklara dizilmiş olarak buldular. Çevrede arama yapan polisler, “Karakaş” adlı balıkçı teknesinin mendireğin yakınında bulunduğunu tespit ettiler. Teknenin sahibi Selçuk K. ve diğer şüpheli Ulaş S. gözaltına alınarak karakola götürüldü. Burada alınan ifadelerinde suçlamaları kabul etmeyen Selçuk K. ve Ulaş S., balık avlarken ağlarının takılması nedeniyle ağı kurtarmak için kabloları kestiklerini söylediler.

KUMAŞ GİBİ KESTİLER

Ancak yapılan araştırmada, özel bir şirket tarafından Adalar’a döşenen fiber optik internet kablolarının varlığını öğrenen hırsızlık suçundan sabıkalı Ulaş S. nın tekne sahibi olan diğer şüpheli Selçuk K. ile anlaşarak bu suçu işledikleri ortaya çıktı. Şüphelilerin kablonun yerini kaybetmemek için ucuna işaret koydukları ve zaman zaman gelerek kablodan 100-200′er kilo keserek sattıkları anlaşıldı. Soruşturmayı tamamlayan savcılık tarafından, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan şüpheliler hakkında TCK’nın 142/1-a maddesince “kamu yararına tahsis edilen eşyayı iştirak halinde çalmak” suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Şüpheliler İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak.

FİBER OPTİK NEDİR?

İnsanın saç teli kalınlığında ve çok hassas üretilmiş saf bir cam ip üzerinden ışığın iletilmesi prensibiyle çalışan bir kablo türüdür. Bu şekilde üretilmiş kabloların tercih edilmesinin en büyük sebebi, çevresel şartların ağır olduğu; nemli, rutubetli, elektriksel alan parazitlerinin yoğun olduğu yerlerden etkilenmemesi ve her zaman stabil bir bağlantı sunması. Fiber optik kablolar, iletimi ışık hızıyla yani saniyede 300 bin km’lik hızla gerçekleştiriyor.

23
Ara

Öğrenciye 12 Eylül affı müjdesi

   Yazan: admin   Kategori Haberler

12 Eylül 1980’den sonra ne sebeple olursa olsun üniversiteden atılanlara dönüş imkânı geliyor.

İSTANBUL – YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan 800 bin kişinin beklediği öğrenci affını açıkladı.

Star gazetesinin haberine göre; 12 Eylül 1980 darbesinden bu yana üniversitelerden ilişiği kesilenlere genel af geliyor.

Özcan, bütçe görüşmelerinden hemen sonra ele alınması beklenen torba kanunda öğrenci affıyla ilgili düzenlemenin de yer alacağını söyledi.


TÜM ATILANLARI KAPSAYACAK
Düzenlemenin 1980’den bugüne kadar olan süreyi kapsayacağını belirten Özcan, “Her ne sebeple olursa olsun yükseköğretimden ilişiği kesilenler’ şeklinde bir madde koyuyoruz. Böylece hiçbir şarta bağlamadan herkesin yarım bıraktığı üniversite eğitimine dönmesine olanak tanımış olacağız” dedi.

TERÖRDEN KAMPÜSE DÖNÜŞ YOLU
Özcan, düzenlemeye hiç bir sınırlama konulmayacağını da ifade etti. Böylece terörle bağlantılı suçlardan dolayı üniversiteden atılanlar da dahil olmak üzere daha önce üniversitelerle ilişiği kesilenlere öğrencilik yolu açılacak.

BAŞÖRTÜLÜLER DÖNEBİLECEK
Disiplin suçları da af düzenlemesi kapsamına girerken, kılık kıyafet nedeniyle kaydı silinen devam edemeyen başörtülü kız öğrenciler de üniversitelere dönebilecek.

Düzenleme 4 yıllık lisans eğitiminin yanı sıra, ön lisans ve lisansüstü eğitimi de kapsayacak.

SON AF OLACAK
Özcan, bunun son öğrenci affı olacağını da vurgulayarak, “Üniversite eğitimine süre sınırlamasını kaldırıyoruz. Normal sürede eğitimini tamamlayamayan artık atılmayacak, daha fazla harç kredisi ödeyerek devam edebilecek. Böylece bir daha öğrenci affına ihtiyaç kalmayacak” diye konuştu.

5 BİN KİŞİYİ KAPSAYACAK
Af, 1980 darbe döneminde üniversitelerden ilişiği kesilen yaklaşık 5 bin kişiyi de kapsayacak.

28
May

Türk mühendislerin dünya çapında başarısı

   Yazan: admin   Kategori Haberler

Türk  mühendislerin dünya çapında başarısı
Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatı’nda Türk mühendislerce yapılan dünyanın ilk holografik haritası kullanıldı.

Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatı’nda Türk mühendislerce yapılan dünyanın ilk holografik haritası kullanıldı.

Tatbikatı izleyen gazetecilere, Harita Genel Komutanlığı ve MTM AŞ işbirliği ile 2008 yılından beri yürütülen Ar-Ge çalışmaları sayesinde yapılan dünyanın ilk holografik haritası tanıtıldı.

Yetkililer, haritanın Türk mühendisler tarafından yapıldığını, haritacılık alanında bir devrim niteliğinde olduğunu, üç boyutlu bilgilerin 0.2 milimetre kalınlığında özel bir film üzerine lazerler yardımıyla kaydedildiğini anlattı.

Holografik haritanın, Türk Silahlı Kuvvetlerine haritacılık alanında yeni imkan ve kabiliyetler kazandırdığını belirten yetkililer, şu bilgileri verdi: “Holografik haritalar, basılı kağıt haritalar ve plastik kabartma haritalarının tüm özelliğine sahip olmasının yanında, birçok haritanın aynı anda tek bir materyal üzerinden gösterimine ve farklı ışık kaynakları ile birçok coğrafi bilginin sunumuna olanak sağlamaktadır.”

Özellikle haritanın planlama safhasında, uçak ve helikopter kabinlerinde, çıkartma harekatında, ileri gözetleme unsurlarında, arazide haritayı icra eden piyade birliklerinde kullanılmak üzere hologram haritalar üretmenin mümkün olacağı kaydedildi.

İNSANSIZ HAVA ARACI

Taktik keşif amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından projelendirilen, Kale-Baykar firması tarafından üretilen Türk malı insansız hava aracı tanıtıldı. Dün icra edilen gece atışlarında da kullanılan insansız hava aracı, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail yapımı insansız hava uçaklarıyla karşılaştırıldı.

Yaklaşık 4 kilo 750 gram ağırlığında olan aracın özellikleri anlatıldı, Doğu ve Güneydoğu bölgesinde bu araçların iki yıldır kullanıldığı vurgulandı. Kara Kuvvetleri Komutanlığından 2 motorize tabur, 1 tank taburu, 3 topçu taburu, 33 helikopter, 45 bot, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Çıkarma Filosu Komutanlığından 47 muhtelif gemi, 2 amfibi deniz piyade taburu, Hava Kuvvetleri Komutanlığından 46 muharip uçak, 4 nakliye uçağı ve 1 elektronik istihbarat uçağı, Özel Kuvvetler Komutanlığından 3 özel kuvvet timi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı birliklerinin katıldığı tatbikatta görevli personel sayısının ise 6963 olduğu vurgulandı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen Efes 2010 Müşterek Atışlı Fiili tatbikatına yaklaşık 7 bin kişinin katıldığını belirterek, ”Efes serisi tatbikatlar belki de tatbikata katılan araç, gereç, silahları ve personeli açısından, dünyaca icra edilen en büyük tatbikatlardan birini oluşturuyor” dedi.

Silahlı Kuvvetler için geçerli en zor harekat tipi denildiğinde, iki şeyin öne çıktığını, bunlardan birinin müşterek harekat olduğunu dile getiren Orgeneral Başbuğ, şöyle konuştu:

”Planlanması ve icraatı bir tatbikat olarak bile her ordunun kolaylıkla yapabileceği, başarabileceği işlerden değil. Bu tatbikatta en zor, Silahlı Kuvvetler için en zor görevlerden biri müşterek harekatın gerek planlanması, gerekse icrası açısından mükemmel seviyede yapıldığını gördük. İkinci önemli husus, Silahlı Kuvvetler için zor olan harekat tiplerinden biri de gece harekatı. Gece harekatı hem zor, ancak etkin şekilde icra edildiğinde, Silahlı Kuvvetler’e çok büyük güç katıyor. Bunu bir iki defa ifade ettim. Burada bir daha ifade etmekten kıvanç duyuyorum, Türk Silahlı Kuvvetleri, karasıyla, denizi, hava kuvvetleri, jandarması, gece harekatı icra etme imkan ve yeteneği açısından dünyanın en önde gelen ordularından birisi. Hatta aynı seviyede kaç tane ordu var derseniz, fazla da olduğunu ifade edemem. Gece harekatı gerçekten çok zor, fakat fevkalade de önemli.”

ASLİ GÖREVİMİZ BUDUR

Orgeneral Başbuğ, “Bakınız Silahlı Kuvvetlerin, her ülke için geçerli, asli görevi bir tek mermi atmadan barışı muhafaza etmektir, asli görevimiz budur. Bir tek mermi atmadan barışı muhafaza etmek, bunun için de Silahlı Kuvvetler olarak her zaman göreve hazır olmak mecburiyetindesiniz.” diye konuştu. Orgeneral Başbuğ, daha sonra tatbikata katılan başarılı personele şilt verdi

28
May

Bilgisayar virüsü insana bulaştı

   Yazan: admin   Kategori Güvenlik, Haberler

Bilgisayar virüsü  insana bulaştı
kullanıcıların dosyalarından olmalarına neden olabilen virüsler, bilgisayarlardan sonra şimdi de insana bulaştı.

Reading Üniversitesi’nde görevini sürdüren İngiliz bilim adamı Mark Gasson, maksatlı olarak çipe virüs bulaştırdıktan sonra bu çipi eline yerleştirdi. İşin daha da ilginci ise Gasson’ın, virüs bulaşan bu çipteki virüsü daha sonra kendi bilgisayarına da bulaştırmayı başarmış olması…

Gasson’un bu araştırmayı yapmasındaki amaç ise kalp pili gibi gelişmiş tıbbi cihazların daha da yaygın olarak kullanıcılağı yakın gelecekte insanları bekleyen büyük tehlikeyi gözler önüne sermek…

Gasson’un eline yerleştirilen bu özel çip, aslında anahtar veya kart kullanmaksızın Gasson’un özel güvenlik sistemleriyle donatılmış kapılardan geçmesine ve cep telefonunu kullanabilmesine olanak sağlıyor. Bu virüs deneyinin ardından Gasson, bu tip vücuda yerleştirilen teknolojik cihazların faydalarının yanında riski de beraberinde getirdiğini savunurken, kalp pili gibi insanlar için hayati bir önem arzeden cihazların siber saldırılara maruz kalabileceğine ve virüslerin bu cihazlardan diğerlerine sıçrayabileceğine dikkat çekti. (Hürriyet)

4
Nis

Patronların mail adresleri yok

   Yazan: admin   Kategori Genel, Haberler

Patronların mail adresleri yok

Türkiye’nin küçük ve orta ölçekli şirketlerinin (KOBİ) yüzde 75′inin web sitesi bulunmuyor

1.5 milyon şirket ve şirket yöneticisi ise e-posta adresi kullanmıyor. Zaman’ın haberine göre, mevcut web sitelerinin yüzde 54′ü de şirket yöneticilerinin tanıdıkları tarafından tasarlanmış.

Bu sonuçlar Türkiye’nin ilk ‘KOBİ Bilişim Araştırması’na ait. Dün İstanbul’da Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği’nin (TÜBİSAD) önderliğinde açıklanan araştırma dünya ekonomisine yön vermek isteyen Türkiye’nin bilişim altyapısını henüz oluşturmadığını ortaya koydu. Türkiye’deki 2.5 milyon KOBİ’nin yüzde 92′sinin internet erişimi bulunuyor. Fakat 1999′dan bu yana bir türlü çıkarılamayan yeni Ticaret Kanunu Taslağı’nda tüm ticari işletmelere şart koşulan ticari web sitesini bu şirketlerin sadece yüzde 25′i kullanıyor.

TÜBİSAD Başkanı Turgut Gürsoy, “Sadece bu veriler 500 milyar dolar ihracat hedefleyen Türkiye’nin bilişim altyapısı alanında mesafe kat etmesi gerektiğini ortaya koyuyor. İhracat için e-ticaret dolayısıyla web adresi olmazsa olmaz bir şart. Bu sebeple büyük hedefleri olan Türkiye için zaruret haline gelen teknoloji seferberliğine doyurucu bir bütçe ile önayak olacağız. Çünkü şu an 2.5 milyon şirketin yüzde 5′i dış ticaretle uğraşıyor” dedi. Gürsoy, Avea, Intel, Microsoft, TTNet ve Türk Telekom’un da desteğini aldıklarını kaydetti. Bu kapsamda Türkiye’nin dört bir yanındaki KOBİ yöneticilerine bilişim semineri verilecek.

Meslek lisesi mezunu 1.000 genç de bu esnada KOBİ bilişim destek uzmanı olarak yetiştirilecek ve küçük işletmelere bilgi ve altyapı desteği sunmak için ziyaretlerde bulunması sağlanacak. Sanal ortama yapılan yatırımlardaki yüzde 10 artış, GSMH’ya yüzde 1,3 oranında katkı sağlıyor. Fransa, Almanya ve İngiltere’nin başı çektiği Batı Avrupa’da bilişim harcamalarının GSMH’ye oranı yüzde 3,1. Bu oran AB’nin genelinde 2,2, Türkiye’de ise 0,9. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin yüzde 90′ı KOSGEB, AB gibi kurumların sağladığı desteklerden faydalanmıyor. Şirketlerin yüzde 50′si desteğe ihtiyaç duymadığını beyan ederken, yüzde 28′i haberi olmadığı için başvurmadığını belirtiyor.

SAYFA NO 1 >>> TOPLAM 4 SAYFA1234