<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Faydalı Bilgiler Teknoloji Bilişim Haberler &#187; Atatürk ve Ekonomi</title>
	<atom:link href="http://www.umutnet.org/tag/ataturk-ve-ekonomi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.umutnet.org</link>
	<description>UMUTNET blogu</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Oct 2011 12:17:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Atatürk ve Ekonomi</title>
		<link>http://www.umutnet.org/ataturk-ve-ekonomi/</link>
		<comments>http://www.umutnet.org/ataturk-ve-ekonomi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Oct 2008 17:36:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.organisingamurder.com/?p=146</guid>
		<description><![CDATA[Ekonomi Bir milletin doğrudan doğruya hayatiyle, yükselmesiyle, düşkünlüğüyle ilgili olan en önemli faktör, milletin iktisadiyatıdır. (1930) Yeni Türkiyemizi lâyık olduğu yüceliğe ulaştırabilmek için mutlaka iktisadiyatımıza birinci derecede ve en çok ehemmiyet vermek mecburiyetindeyiz. Zamanımız tamamen bir iktisat devrinden başka birşey değildir. (Şubat 1923) Siyasî, askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadî zaferlerle desteklenmezse payidar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="x-small;"><strong>Ekonomi</strong></span></p>
<p><span style="x-small;">Bir milletin doğrudan    doğruya hayatiyle, yükselmesiyle, düşkünlüğüyle ilgili olan en önemli faktör,    milletin iktisadiyatıdır. (1930)</span></p>
<p><span style="x-small;">Yeni Türkiyemizi    lâyık olduğu yüceliğe ulaştırabilmek için mutlaka iktisadiyatımıza birinci derecede    ve en çok ehemmiyet vermek mecburiyetindeyiz. Zamanımız tamamen bir iktisat    devrinden başka birşey değildir. (Şubat 1923)</span></p>
<p><span style="x-small;">Siyasî, askerî    zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadî zaferlerle desteklenmezse    payidar olamaz, az zamanda söner. </span></p>
<p><span style="x-small;">Türkiye&#8217;nin gerçek    efendisi, hakiki üretici olan köylüdür. O halde herkesten daha çok refah, saadet    ve servete müstehak (en çok lâyık) olan köylüdür.. Binaenaleyh, Türkiye Büyük    Millet Meclisi Hükümetinin iktisadi siyasi aslî gayeyi gözetir. (1 Mart 1922)</span></p>
<p><span id="more-146"></span></p>
<p><span style="x-small;">Ferdî mesai ve    faaliyeti esas tutmakla beraber mümkün olduğu kadar az bir zaman için de milleti    refaha ve memleketi mamuriyete eriştirmek için milletin umumî ve yüksek menfaatlerinin    icap ettirdiği işlerde, bilhassa iktisadî sahada devleti fiilen alâkadar etmek    mühim esaslarımızdandır. </span></p>
<p><span style="x-small;">Tarih, milletlerin    yükselme ve alçalma sebeplerini ararken birçok siyasî, askerî, içtimaî sebepler    bulmakta ve saymaktadır. Şüphe yok, bütün bu sebepler içtimaî hâdiseler üzerinde    tesir yaparlar. Fakat bir milletin doğrudan doğruya hayatıyla, yükselişiyle,    alçalışıyla alâkası olan, münasebetli olan, milletin iktisadiyatıdır. Tarihin    ve tecrübelerin tespit ettiği bu hakikat bizim millî hayatımızda ve millî tarihimizde    de tamamen belirir. Gerçekten Türk Tarihi tetkik olunursa, bütün yükseliş ve    alçalış sebeplerinin bir iktisat meselesinden başka birşey olmadığı anlaşılır.    (1923)</span></p>
<p><span style="x-small;">Tarihimizi dolduran    bunca muvaffakiyetler, zafer ve mağlûbiyetler, bozgunlar ve felâketler, bunların    hepsi vukua geldikleri devirlerdeki iktisadî şartlarımızla münasebetli ve alâkalıdır.    Yeni Türkiyemizi lâyık olduğu mertebeye çıkarmak için muhakkak iktisadiyatımıza    birinci derecede ehemmiyet vermek mecburiyetindeyiz. Çünkü zamanımız tamamen    bir iktisat devresinden başka birşey değildir. </span></p>
<p><span style="x-small;">Ekonomik kalkınma,    Türkiye&#8217;nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin    belkemiğidir. (1937)</span></p>
<p><span style="x-small;">Milletimizin kuvvetli    seciyesi, sarsılmaz iradesi, ateşli milliyetçiliği, iktisadi muvaffakiyetinden    doğacak feyizlerle de lârünüz, altı kaval üstü şişane diye ifade olunabilecek    bir kıyafet, ne millîdir ve ne de beynelmileldir. O halde kıyafetsiz bir millet    olur mu, arkadaşlar? Böyle nitelendirilmeye razı mısınız, arkadaşlar? Çok kıymetli    bir cevheri çamurla sıvayarak dünyaya göstermekte mâna var mıdır? Bu çamurun    içinde cevher gizlidir, anlamıyorsunuz, demek doğru mudur? Cevheri gösterebilmek    için çamuru atmak elzemdir, tabiîdir. Cevherin muhafazası için bir kap yapmak    lâzımsa onu altından veya plâtinden yapmak gerekmez mi? Bu kadar açık gerçek    karşısında tereddüt doğru mudur? Bizi tereddüde sevkedenler varsa onların ahmaklık    ve kalınkafalığına karar vermekte hâlâ mı tereddüt edeceğiz?</span></p>
<p><span style="x-small;">Arkadaşlar, Turan    kıyafetini araştırıp diriltmenin yeri yoktur. Medenî ve beynelmilel kıyafet,    bizim için çok cevherli milletimiz için lâyık bir kıyafettir. Onu giyeceğiz.    Ayakta iskarpin veya fotin, bacakta pantolon, yelek, gömlek, kıravat, yakalık,    ceket ve elbette bunların tamamlayıcısı olmak üzere başta kenarlıklı serpuş.    Bunu açık söylemek isterim: Bu serpuşun ismine şapka denir. Redingot gibi, bonjur    gibi, simokin gibi, frak gibi, işte şapkamız!</span></p>
<p><span style="x-small;">Buna uygun değil,    diyenler vardır. Onlara diyeyim ki, çok gafilsiniz ve çok cahilsiniz ve onlara    sormak isterim:</span></p>
<p><span style="x-small;">Yunan serpuşu olan    fesi giymek uygun olur da, şapkayı giymek neden olmaz? Ve yine onlara, bütün    millete hatırlatmak isterim ki, Bizans papazlarının ve Yahudi hahamlarının özel    elbisesi olan cübbeyi ne vakit, ne için ve nasıl giydiler? 1925</span></p>
<p><span style="x-small;">Seyahatim esnasında    köylerde değil bilhassa kasaba ve şehirlerde kadın arkadaşlarımızın yüzlerini    ve gözlerini çok yoğun ve itina ile kapatmakta olduklarını gördüm. Erkek arkadaşlar,    bu biraz bizim bencilliğimizin eseridir. Çok iffetli ve dikkatli olduğumuzun    gereğidir. Fakat muhterem arkadaşlar, kadınlarımız da bizim gibi kavrayışlı    ve düşünür insanlardır. Onlara ahlâka ait kutsal kavramları telkin etmek, millî    ahlâkımızı anlatmak ve onların dimağını nur ile, temizlikle donatmak esası üzerinde    bulunduktan sonra fazla bencilliğe lüzum kalmaz. Onlar yüzlerini cihana göstersinler.    Ve gözleriyle cihanı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak bir şey yoktur.    1925 (Atatürk&#8217;ün B.N., S. 91)</span></p>
<p><span style="x-small;">Bazı yerlerde kadınlar    görüyorum ki, başına bir bez veya bir peştamal veya buna benzer bir şeyler atarak    yüzünü gözünü gizler ve yanından geçen erkeklere karşı ya arkasını çevirir veya    yere oturarak yumulur. Bu tavrın mâna ve anlamı nedir? Efendiler, medenî bir    millet anası, millet kızı bu garip şekle, bu vahşi vaziyete girer mi? Bu hal    milleti çok gülünç gösteren bir manzaradır. Derhal düzeltilmesi lâzımdır. 1925    (Atatürk&#8217;ün, B.N., S. 95)</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.umutnet.org/ataturk-ve-ekonomi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

