11
Ara

DTP kapatıldı, bu isimlere de siyasi yasak geldi

   Yazan: admin   Kategori Haberler

DTP kapatıldı, bu isimlere yasak geldi!
Anayasa Mahkemesi, DTP hakkındaki kapatma davasında kararını açıkladı. Şu isimlere siyasi yasak getirildi.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç yaptığı açıklamada, DTP’nin “temelli” kapatılmasına karar verildiğini açıkladı.

DTP’nin üst düzey yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Yasaklı isimler 5 yıl süreyle siyaset yapamayacak.

Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un milletvekilliği düşürüldü. Böylece DTP’nin meclisteki grubu düşmüş oldu.

BU İSİMLERE YASAK GETİRİLDİ

Beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına neden olan Abdulkadir Fırat, Abdullah İsnaç, Ahmet Ay, Ahmet Ertak, Ahmet Türk, Ali Bozan, Ayhan Ayaz Aydın Budak, Ayhan Karabulut, Aysel Tuğluk, Bedri Fırat, Cemal Kuhak, Deniz Yeşilyurt,i Ferhan Türk, Fettah Dadaş, Hacı Üzen, Halit Kahraman, Hatice Adıbelli, Hüseyin Bektaşoğlu, Hüseyin Kalkan, İzzet Belge, Kemal Aktaş, Leyla Zana, Mehmet Veysi Dilekçi, Metin Tekçe, Murat Avcı, Murat Taş, Musa Farisoğlulları, Necdet Atalayı, Nurettin Demirtaş ve Selim Sadak’ın Anayasa’nın 69. maddesinin 9. fıkrası gereğinde, gerekçeli kararın Remi5 yıl süreyle, bir başka partinin kurucusu, yönetici denetçisi olamayacaklarına karar verildi..

Haşim Kılıç kapatma kararının oy birliği ile alındığını bildirdi.

Anayasa Mahkemesi, DTP hakkındaki kapatma davasının 4. günkü görüşmelerini tamamladı. Yüksek Mahkeme Heyeti, davaya ilişkin 4. gün görüşmelerine saat 09.30’da başlamıştı. Mahkeme Heyeti’nin bugünkü görüşmesi yaklaşık 8 saat sürdü.

Haşim Kılıç, DTP’nin ”Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhine eylemlerin odağı’ haline geldiğinin anlaşıldığından Siyasi Partlier Kanunu’nun ilgili maddesi gereğince kapatılmasına karar verilmiştir” dedi..

Kılıç, DTP Genel Başkanı ve Mardin Milletvekili Ahmet Türk ile Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk’un partinin kapatılmasıyla ilgili gerekçeli kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından sonra milletvekilliklerinin sona ermesine karar verildiğini bildirdi

Ahmet Türk, Aysel Tuğluk, Leyla Zana, Nurettin Demirtaş, Orhan Miroğlu’a 5 yıl siyaset yasağı getirildi.Kararların oy birliğiyle alındığını ve partinin tüm mal varlığına el konularak Hazine’ye iade edileceğini de bildirdi.

Kılıç açıklama sonrasında ‘Yapılacak eleştirileri şimdiden görebiliyorum..Verilecek kararın zamanlaması için verilen tarihin amaçlı olduğu söylendi. Bu yorumlar çok acımasız.. Biz iki yıldır bu davayı görüşüyoruz..Eksiklliklerimiz vardı ve bu eksiklikler raportörümüz aracılığıyla giderilmeye çalışıldı ve bu zamana denk geldi’ dedi..

Kılıç ayrıca, ‘Bir siyasi partinin terörü ve şiddeti meşrulaştırmaya çalışması uygun değildir’ derken, Anayasa Mahkemesi’nin terör ve şiddeti, barışçıl çabalardan ayrı tutarak kararını vermiş olduğunu söyledi..

KARAR DÖRT GÜNDE VERİLDİ

Anayasa Mahkemesi davayı 8 Aralık Salı günü esastan görüşmeye başlamıştı. Yüksek mahkeme, 4 günün sonunda açıklama yaptı.

Anayasa’ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranıyor. Kapatma kararı için Anayasa Mahkemesi’nin 11 asıl üyesinin en az 7′sinin oyu gerekiyordu.

25
Kas

Hulki Cevizoğlu DHSP lideri

   Yazan: admin   Kategori Haberler

Hulki Cevizoğlu uçmaya hazır!DSHP’nin çiçeği burnunda lideri Hulki Cevizoğlu, İnternhethaber Ankara Temsilcisi Zübeyir Kındıra’ya konuştu.

ANKARA- Demokratik Sol Halk Partisi genel başkanı gazeteci yazar Hulki Cevizoğlu, kurdukları parti ile Türkiye’de partisiz 11 milyon seçmen için alternatif yarattıklarını söyledi. Cevizoğlu, “Artık oy verecek parti bulamıyoruz, diye sandığa gitmeyen vatandaşların mazereti kalmadı. Türkiye’nin aradığı kan biziz. Amblemimizdeki güvercin gibi, uçmaya hazırız…” dedi.

TÜRKİYE’NİN ARADIĞI TAZE KAN

Ecevit’in partisi adını verdiği partisinin 42 ilde teşkilatlarının hazır olduğunu bildiren Hulki Cevizoğlu, İNTERNETHABER’e konuştu:

Soru: Bu parti neden kuruldu. Hedefleri neler?

Cevizoğlu: Demokratik Sol halk Partisi, DSP’nin Ecevit’ini ve Atatürk’ün çizgisinden uzaklaşması ve Ecevit’in ve Atatürk’ün ilkelerini dışlaması, iktidara karşı yeterli muhalefet yapamaması, ülke sorunlarına sahip çıkamaması üzerine; tüm bunları gerçekleştirmek için, ülke sorunlarına sahip çıkmak için, Atatürk’ ün, Ecevit’in anti-emperyalist çizgisini yaşama geçirmek için kuruldu. Türkiye taze bir kan arıyordu. Ve aradığı o partisini buldu. Aranan kan bulundu. Sandığa gitmeyen 11 milyon insanın mazereti kalmadı.

UÇMAYA HAZIRIZ, UÇACAĞIZ
İlkeli, dürüst, temiz bir parti, azimli çalışkan bir parti, bu. Amblemimizde yer alan güvercin kanatlarını açtı. Uçan bir güvercin var. Biz de o güvercin gibi, yerimizde durmayacağız, uçacağız. Önümüzdeki günlerde de bu çalışkanlığımıza herkes tanık olacak. Neredeyse Türkiye çapında seçime girecek kadar teşkilatımız hazır. 42 ilde hazırız. Yarın seçim olsa gireriz.

Soru: DSP ve DSP tabanı bu partinin neresinde var ve katılımlar olacak mı?

Cevizoğlu: DSP var, bu partide. Arıyorlar bizi. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde DSP tabanı ile kuruldu, bu parti. Kuruluşunda var. Şu anda DSP içinde henüz istifa etmemiş ve Ecevit’in, Atatürk’ün çizgisinden uzaklaşmayı onaylamayan, “güvercinin ve ilkelerinin gerçek yuvasından çalışmak istiyoruz” diyenler var.

GELECEKLER VAR
Soru: Milletvekili de var mı katılmayı isteyen?

Cevizoğlu: Sadece tabandan değil her kesimden var. Bu, bir taban hareketi. Hakikaten millete dayalı, temiz Anadolu insanlarına dayalı, halkla birlikte hareket eden bir partiyiz, halkın partisiyiz. Tabana yayılmış bir partiyiz ve öyle olmaya devam edeceğiz. Bizim Atatürk ve Ecevit çizgisinde olan, bu ilkelerde hakça bölüşümü ve adaleti benimseyen çizgide olan herkese açığız.

ZATEN BİRLİKTEYDİK
Soru: DSP’de ya da başka bir partide siyaset yapmadınız ama birden bire bir partinin genel başkanı oldunuz…

Cevizoğlu: Doğru. Hiç DSP içinde olmadım, bugüne kadar. Başka bir parti içinde de olmadım. Parti politikası içinde hiç yer almadım. Ancak rahmetli Ecevit’in Başbakanlıktan ayrıldıktan sonra kurduğu Ulusal Uzmanlar Kurulunun üyesiydim. Yıllarca başbakan ile birlikte çalıştık. 3 sene sürekli olarak ülke sorunlarını konuşuyorduk. Oran’daki evde. Orası 10-15 kişilik bir gruptu. Ama DSP’liler yoktu. Ben de herhangi bir parti içinde yer almadım. Ecevit davet etmişti. Bu görev sürpriz değil. Üç yıl az zaman değil. Bünyenin içindeydim, ilkeler düzeyinde birlikteydik. Ama siyasi parti dışındaydım. Zaten Ecevit’lerin de DSP’nin mevcut yönetimiyle araları açılmıştı. Onlar da “bu parti Ecevit’in partisi değil” diyorlardı, o zamanlarda. Onlar da Ecevit ilkelerini dışlayıcı bir tavır, bir kompleks içindeydi. Yararlanmak yerine, dışladılar ve kendilerini sıfırladılar.

ECEVİT GİBİ GAZETECİLİĞE DEVAM
Soru: Bir gazetecisiniz. “Cevizoğlu, Onuncu köyden de ayrıldı, siyasete başladı” yorumları var. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cevizoğlu: Gazeteciliğe devam edeceğim. Tıpkı Ecevit gibi. O da siyasetle birlikte gazetecilik yaptı. Kitaplar yazıyordu. Ben de devam edeceğim. Onuncu Köy olarak ART’yi kastediyorlarsa, henüz oradan ayrılmış değiliz. Belki başka bir formatla ülke sorunlarını, partinin hedeflerini anlatacağım bir program yaparız. Bir gazetede halen yazı yazıyorum. Orada da devam edeceğim. Biz fikir adamı olarak sözle, yazıyla fikirlerimizi anlatacağız, anlatmaya devam edeceğiz.

TEKLİF RAHŞAN HANIMDAN
Soru: Genel Başkanlık teklifi nasıl geldi?

Cevizoğlu: Sayın Rahşan Ecevit’ten teklif geldi. Zaten birlikteydik. Rahşan hanım da o kuruldaydı. İki yabancının değil, fikirdaşın görüşmesi gibiydi. Teklifte bulundu. Açıkçası, beklemiyordum. Ama sürpriz de oldu denemez. İlke olarak ‘evet’ dedim ama bir gün müsaade istedim. Sonra net karar verdim. Rahşan Hanım da bu teklifte bulunurken; DSP tabanını ve DSP dışındaki halkın, tabanın önerilerini değerlendirerek, onların arzusu üzerine bu teklifi yaptığını söyledi. Bu beni ayrıca mutlu etti. Zaten bana da parti kurmam yolunda talepler ve öneriler vardı. Siyasete bağımsız aday olarak zaten girmiştim. Bu taleplerle Rahşan Hanımın teklifi örtüştü ve güvercinin uçuşuna eşlik etmek için yola çıktık.

19
Eki

Siyaset ve Barış

   Yazan: admin   Kategori Atatürk

Siyaset ve Barış

Milletimizin, güçlü, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesi için, devletin tamamen milli bir siyaset izlemesi ve bu siyasetin, iç kuruluşlarımıza tamamen uygun ve dayalı olması lâzımdır. Millî siyaset dediğim zaman, kastettiğim mâna ve anlam şudur: Millî sınırlarımız içinde, her şeyden evvel kendi kuvvetimize dayanıp varlığımızı koruyarak millet ve memleketin gerçek mutluluğuna ve bayındırlığına çalışmak… Genel olarak erişilemeyecek hayalî emeller peşinde milleti uğraştırmamak ve zarara sokmamak… Medenî dünyadan, medenî ve insanî davranış ve karşılıklı dostluk beklemektir. 1920 (Nutuk II, S. 436)

Dış siyaset bir toplumun iç kuruluşu ile sıkı şekilde ilgilidir. Çünkü iç kuruluşa dayanmıyan dış siyasetler daima mahkûm kalırlar. Bir toplumun iç kuruluşu ne kadar kuvvetli, sağlam olursa, dış siyaseti de o nisbette güçlü ve dayanıklı olur. 1923 (Atatürk’ün S.D. II, S.162)

Devamını oku »