Faydalı Bilgiler Teknoloji BiliÅŸim Haberler » Blog Archive » Türk İnkılâbı
19
Eki

Türk İnkılâbı

   Yazan: admin   Kategori Atatürk

Türk İnkılâbı

Türk inkılabı nedir? Bu inkılâp, kelimenin ilk anda işaret ettiği ihtilâl mânasından başka, ondan daha geniş bir değişikliği ifade etmektedir. Bugünkü devletimizin şekli, asırlardan beri gelen eski şekilleri ortadan kaldıran en gelişmiş tarz olmuştur.

Milletin, varlığını devam ettirmesi için fertleri arasında düşündüğü müşterek bağ, asırlardan beri gelen şekil ve mahiyetini değiştirmiş, yani millet, dinî ve mezhebi bağlantı yerine Türk Milliyeti bağıyla fertlerini toplamıştır.

Millet, beynelmilel umumî mücadele sahasında hayat sebebi ve kuvvet sebebi olacak ilim ve vasıtanın ancak çağdaş medeniyette bulunabileceğini bir değişmez gerçek olarak prensip saymıştır.

Büyük milletimizin hayatının seyrinde vücuda getirdiği bu değişiklikleri herhangi bir ihtilâlden çok fazla, çok yüksek olan en muazzam inkılâplardandır. 1925 (M.E.İ.S.D. I, S. 28)

Hakikî inkılâpçılar onlardır ki, ilerleme ve yenileÅŸme inkılâbına yöneltmek istedikleri insanların ruh ve vicdanlarındaki gerçek eÄŸilime sızmasını bilirler. Bu münasebetle ÅŸunu da ifade edeyim ki, Türk milletinin son senelerde gösterdiÄŸi harikaların, yaptığı siyasî, sosyal inkılâpların gerçek sahibi kendisidir. Sizsiniz. Bu istidat ve geliÅŸme mevcut olmasaydı onu yaratmaÄŸa hiçbir kuvvet ve kudret kâfi gelemezdi. Herhangi bir geliÅŸme devresinde bulunan bir insan kitlesini bulunduÄŸu vaziyetten kaldırıp damdan düşer gibi filân geliÅŸme seviyesine eriÅŸtirmek imkânsızlığı tabiî izaha muhtaç deÄŸildir. Yaptığımız ve yapmakta olduÄŸumuz inkılaplarımızın temel prensibi budur. Bu gerçeÄŸi kabul edemeyen zihniyetleri darmadağın etmek zarurîdir. Åžimdiye kadar milletin dimağını paslandıran, uyuÅŸturan bu zihniyette bulunanlar olmuÅŸtur. Herhalde zihniyetlerde mevcut uydurma hikâyeler tamamen kovulacaktır. Onlar çıkarılmadıkça dimaÄŸa gerçek nurlarını yerleÅŸtirmek imkânsızdır. 1925 (Atatürk’ün B.N., S. 92-93)

Uçurum kenarında yıkık bir ülke… Türlü düşmanlarla kanlı boÄŸuÅŸmalar… Yıllarca süren savaÅŸ… Ondan sonra, içerde ve dışarda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları baÅŸarmak için arasız inkılâplar… İşte Türk genel inkılâbının bir kısa ifadesi… 1935 (Atatürk’ün S.D. I, S. 365)

Türkiye’yi, derece derece mi ilerletmeli, anî olarak mı? İki sistem var, biri malûm, büyük Fransız ihtilâlindeki tarz: Rejimler deÄŸiÅŸecek, ihtilâllere karşı mukabil ihtilâller yapılacak. SaÄŸ solu tepeler, sol sağı süpürürken bir de bakılacak ki bir buçuk asırlık zaman geçmiÅŸ… Bu milletin damarlarında o kadar bol kan ve önünde o kadar geniÅŸ zaman var mı? 1922 (İsmail Habib Sevük, Atatürk için, S. 73)

İnkılâbın kanunu mevcut kanunların üstündedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızdaki cereyanı boÄŸmadıkça baÅŸladığımız inkılâp ve yenilik bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki devirlerde de böyle olacaktır. 1923 (İsmail Arar, Atatürk’ün İzmit Basın Toplantısı, S. 56)

İnkılâp güneş kadar parlak, güneş kadar sıcak ve güneş kadar bizden uzaktır. İstikametimi daima o güneşe bakarak tâyin eder ve öylece ilerlerim, ilerlerim, parlaklığı ve sıcaklığı ilerlememe müsaade edinceye kadar ilerlerim. Tekrar ilerlemeğe devam etmek üzere dururum, tekrar güneşe bakarak istikamet alırım. (Ahmet Cevat Emre, Huhit Mec., Sene: 4, No: 48, 1932, S. 2)

Milletlerin tarihinde bazı devirler vardır ki, muayyen maksatlara erebilmek için maddî ve manevi ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak ve aynı istikamete yöneltmek lâzım gelir. Yakın senelerde milletimiz böyle bir toplanma ve birleşme hareketinin mühim neticelerini kavramıştır.

Memleketin ve inkılâbın içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması lâzımdır.

Aynı cinsten olan kuvvetler müşterek gaye yolunda birleÅŸmelidir. 1931 (Atatürk’ün S.D. III, S. 90)

Bütün dünya bilsin ki benim için bir taraflılık vardır: Cumhuriyet taraftarlığı, fikrî ve sosyal inkılâp taraftarlığı. Bu noktada, yeni Türkiye topluluÄŸunda bir ferdi, hariç düşünmek istemiyorum. 1924 (Atatürk’ün S.D. II, S. 189)

Genç fikirli demek, doÄŸrultuyu gören ve anlayan hakikî fikirli demektir. Milletin hakîm emelleri, görüş noktası budur. Hepimiz ona uymaya mecburuz. 1925 (Mustafa Selim İmece, Atatürk’ün Åž.D.K. ve İ.S., S. 17)

ArkadaÅŸlar, yaptığımız ve yapmakta olduÄŸumuz inkılâplar için nurun ve münevverin yoluna gideceÄŸiz; hedef ve hünerimiz cahil kütleyi de nurlandırarak yolumuzda yürütmek ve onu aydınlığa çıkarmaktır. Cumhuriyetimizi, çaÄŸdaÅŸ medeniyet seviyesine ulaÅŸtırmak isteÄŸimizi köstekleyecek herhangi bir referanduma gitmek yalnız cehalet deÄŸil hıyanet olur. Yüzde seksenine okuma yazma öğretilmemiÅŸ bir memlekette inkılâplar plebisitle olmaz!… 1984 (Bâki Vandemir, Yerli, yabancı 80 imza Atatürk’ü Anlatıyor, S. 172)

Milletin uyanıklığına, milletin ilerleme ve gelişme istidadına güvenerek, milletin azminden asla şüphe etmeyerek Cumhuriyetin bütün gereklerini yapacağız. Birçok güçlükler ve engeller karşısında bulunduğumuzu biliyoruz. Bunların hepsini tetkik ile, azim ve iman ile ve millet aşkının sarsılmaz kuvvetiyle birer birer çözüp sonuçlandıracağız. O millet aşkı ki herşeye rağmen sinemizde sönmez bir kuvvet, dayanıklılık ve ateş kaynağıdır.
1924 (Atatürk’ün S.D.II,166)

Bizim milletimiz vatanı için, hürriyeti ve egemenliÄŸi için, hürriyeti ve egemenliÄŸi için fedakâr bir halktır; bunu ispat etti. Milletimiz yaptığı inkılâpların kıskanç müdafiidir de. BenliÄŸinde bu faziletler yerleÅŸmiÅŸ bir milleti yürümekte olduÄŸu doÄŸru yoldan hiçbir kimse, hiçbir kuvvet alıkoyamaz. 1924 (Atatürk’ün B.N., S. 84)

Türkiye’de doÄŸan inkılâp güneÅŸi yükselerek hararetini yaydıkça, Türk milletinin kalbi büsbütün dünyanın büyük ve takdire deÄŸer eserlerine karşı sıcak bir sevgiyle dolmuÅŸ, bütün ilerleme prensiplerini tamamiyle benimsenmiÅŸtir. 1923 (Atatürk’ün T.T.B. IV, S. 560)

Her türlü yükselme ve olgunlaÅŸmaya istidatlı olan milletimizin sosyal ve fikrî adımlarını kısaltmak istiyen engeller mutlaka ortadan kaldırılmalıdır. 1924 (Atatürk’ün B.N., S. 86)

Biz, büyük bir inkılâp yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük. Bir çok eski müesseseleri yıktık. Bunların binlerce taraftarı vardır. Fırsat beklediklerini unutmamak lâzım. En ileri demokrasilerde bile rejimi korumak için, sert tedbirlere müracaat edilmiştir. Bize gelince, inkılâbı koruyacak tedbirlere daha çok muhtacız. 1925 (Avni Doğan, Kurtuluş, Kuruluş ve Sonrası, S. 165)

19 Ekim 2008, 20:48 tarihinde Atatürk kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.


Yorum Yapın

İsim (*Gerekli)
E-Posta (*Gerekli)
Site
Yorumunuz
*